FEDERAL OTO KALORİFER RADYATÖR TEMİZLEME MAKİNASI

ARAÇ RADYATÖR TEMİZLEME

Otomobil Haberleri

e-Posta Yazdır PDF

 

Belgin Madeni Yağlar Ulusal Kalite Hareketi’ne katıldı

Türkiye Kalite Derneği KalDer’in öncülüğünde yürütülen Ulusal Kalite Hareketi’ne (UKH) “Özel Sınai Yağlar ve Gresler” alanının liderlerinden biri olan Belgin Madeni Yağlar’da katıldı.

Türkiye Kalite Derneği (KalDer)  öncülüğünde yürütülen Ulusal Kalite Hareketi (UKH), Türkiye’nin kendi alanında öncü kuruluşlarının katılımı ile hızla büyüyor. Son olarak Belgin Madeni Yağlar’da, düzenlenen törenle Ulusal Kalite Hareketi’ne katıldı. KalDer tarafından 1998’de, ulusal “kalite” bilincinin yaratılması, geliştirilmesi ve toplam kalite yönetimi ile Mükemmellik Modeli uygulamalarının yaygınlaştırılması amacı ile başlatılan Ulusal Kalite Hareketi, son olarak Belgin Madeni Yağlarında katılımıyla daha da güçlendi. KalDer, UKH’a katılan Belgin Madeni Yağlar, EFQM Mükemmellik Modeli’ni uygulayarak; yönetim yapısı, insan kaynakları, iş stratejileri ve iş birlikleri geliştirmesine katkı sağlayacak.

İyi Niyet Bildirgesi İmza Töreni Belgin Madeni Yağlar Genel Müdürü Ahmet Belgin ile KalDer Yönetim Kurulu Başkanı A.Hamdi Doğan’ın katılımıyla, Belgin Madeni Yağlar Konferans Salonunda, 5 Şubat 2014 tarihinde gerçekleşti.  

İmza töreninde konuşan Belgin Madeni Yağlar Genel Müdürü H. Ahmet Belgin, “Madeni Yağ sektöründe EFQM İyi Niyet Bildirgesini imzalayan ilk firma olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Belgin olarak kaliteye çok önem vermekteyiz. EFQM modelini uygulayarak sürdürülebilir büyüme ve rekabet gücümüzü artırmayı hedefliyoruz. Toplam Kalite Yönetimi anlayışı çerçevesinde Ulusal Kalite Hareketi ile uygulamaya geçilecek olan EFQM Modelini kurup en kısa zamanda Ulusal Kalite Ödülünü almak hedefindeyiz. Çünkü sürekli büyüyen ve kendini yenileyen firmamızın,  kurumsal itibarı ve paydaşlarımızın beklentilerini karşılamada EFQM Mükemmellik Modeli’nin en etkin araç olduğunu düşünüyoruz “dedi.

EFQM Mükemmellik Modeli ile Belgin Madeni Yağlar’ın, yönetim yapısı, insan kaynakları, iş stratejileri ve işbirlikleri geliştirmesinde katkı sağlayacaklarını belirten A. Hamdi Doğan,  bu modelin Avrupa’da ve Dünya’da da birçok ülke tarafından kullanılmakta olduğunu ifade etti. Ayrıca KalDer’in ulusal işbirliği ortağı olduğu, Avrupa Kalite Yönetim Vakfı’nın EFQM Mükemmellik Modeli ile kurumlar kendi “Özdeğerlendirmelerini” yaparak, kuruluşun güçlü, iyileştirmeye açık alanlarını belirlenebilmesi ve gerçekleşen ilerlemenin periyodik olarak ölçülebilmesi sağlanıyor, dedi.

Doğan şöyle devam etti: “Sonuçları doğrudan insan hayatına yönelik etkileri olacak çalışmalar, yaşam kalitesi açısından en büyük kazanım ve güvencelerimizden biri olacaktır. Mükemmellik Modeli kullanımı yaygınlaştıkça, daha çok kuruluş sürekli öğrenen ve gelişen kurumlara dönüşecek ve Türkiye’nin geleceği daha sağlam temellere oturacaktır.” Özdeğerlendirme ile kuruluşlar; ne durumda olduklarını öğrenme ve yönetim kalitelerini artırma fırsatı buluyorlar. Mükemmellik Modeli kullanımı yaygınlaştıkça, daha çok kuruluş sürekli öğrenen ve gelişen kurumlara dönüşecek ve Türkiye’nin geleceği daha sağlam temellere oturacaktır.” dedi.

 

2. el otoya döviz darbesi

Son zamanlardaki dövizdeki artış ikinci el araba piyasasını da olumsuz etkiledi. Aksaray'da ikinci el oto pazarında 2014 yılının ilk haftasında satışlarda durgunluk yaşanıyor. Yeni yıldaki hedefleri tutturmak için peş peşe devreye kampanyalar sokulurken, piyasadaki durgunluğu aşmak üzere vadeli satış seçenekleri de uygulanıyor. İkinci el araba pazarında dolaşan, bakan çok ama alan yok.

Kendi otomobilini piyasaya satışa çıkaran Mehmet Tok, "İkinci el oto piyasası, Bafra oto pazarında büyük durgunluk yaşıyor, bunu aşmak ve satışları artırmak için çeşitli çareler arıyoruz.'' dedi. 2014 yılının ilk haftasında otomobilini satanların çok olduğunu ancak alanların olmadığını kaydeden Tok, "Son LPG'ye gelen zamlardan dolayı vatandaşlar yürümeyi tercih ediyor. Vatandaşlarımız, motor gücü az olan araçlar arıyor. diye konuştu.

İkinci el pazar esnafı "İkinci el piyasasında yıl başından beri bayağı bir durgunluk var. İnsanlar gerek doların yükselmesi gerek spekülasyonlardan dolayı cebinde para yok kimsenin. Ticaret dönüyor ama kimsede para yok. İnsanlar vadeli araba alamaya çalışıyorlar." diye konuştu.

İkinci el pazar esnafı otomobil alırken dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında da vatandaşa uyarılarda bulunup şunları söylediler: "İkinci el araba alırken aracı satın alırken götüreceğiniz ekspertizin güvenilir olması lazım. Pert kayıtlı araçlar satılıyor. Türkiye'de bunu yapan insanlar da var. Bunlara denk gelip mağdur olmamak için ekspertizin sağlam olması gerekir.

Elektrikli otomobil çalışmaları
Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış AŞ Kurumsal İlişkiler Direktörü Selim Okutur, elektrikli araçlar için bir alt yapı sıkıntısı olduğunu belirterek, "O nedenle elektrikli otomobillerin kısa zamanda pek yaygınlaşacağını düşünmüyoruz, hibrit araçların yaygınlaşacağını düşünüyorum" dedi.

 

Elektrikli otomobil çalışmaları

Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış AŞ Kurumsal İlişkiler Direktörü Selim Okutur, elektrikli araçlar için bir alt yapı sıkıntısı olduğunu  belirterek, "O nedenle elektrikli otomobillerin kısa zamanda pek yaygınlaşacağını düşünmüyoruz, hibrit araçların yaygınlaşacağını düşünüyorum" dedi.

"Yenilenen Yüzüyle Toyota Türkiye Turu" etkinliği kapsamında Toyota'nın başta Auris Touring Sports olmak üzere Yeni Corolla, Verso, Yaris, Yaris Hybrid, Avensis, Hilux ve RAV4 modelleri Denizli'de tanıtıldı.

Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış AŞ Kurumsal İlişkiler Direktörü Okutur, Denizli Toyota Plaza Yarımca'da düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, Toyota'nın özellikle son iki yılda geçirdiği değişimin dikkati çekici olduğunu belirtti.

"Yenilenen Yüzüyle Toyota Türkiye Turu" adıyla başlattıkları çalışmanın Otomotiv Distribütörleri Derneği'nin (ODD) "Glatyatörler Ödülleri" kapsamında "Yılın PR/Etkinlik Uygulaması" kategorisinde birincilikle ödüllendirildiğini hatırlatan Okutur, şöyle konuştu:

"Toyota markası bugüne kadar dayanıklılığıyla, düşük yakıt tüketimiyle, çevreciliğiyle öne çıkmış bir marka olarak bilinirdi. Fakat son iki yılda özellikle Yaris modeliyle başlattığımız tasarım değişikliğiyle artık tasarımda da çekici modeller üretme kararı almış bulunuyoruz. Yaris'le başlayan bu değişim, Auris, Verso, RAV4, GT86 ve en son da geçen yıl Türkiye'de ürtemine başladığımız Yeni Corolla ile kendini gösterdi. Bu değişimin sonuçlarını özellikle Türkiye'de üretimine başlanan Yeni Corolla'da çok önemli derecede görmek mümkün. Geçtiğimiz yılın ilk yarısındaki Corolla satışlarımız 4 bin 228 iken, Yeni Corolla'nın pazara sunulması ile ikinci yarısında 13 bin 161 oldu. Neredeyse üç katına çıktı diyebiliriz."

Toyota Türkiye olarak geçen yıl pazar paylarını küçük de olsa artırdıklarını ifade eden Okutur, "2013 yılında 36 bin 30 binek ve 2 bin 413 ticari araç olmak üzere 38 bin 443 araç satarak Türkiye'de yerli otomobil satışını artıran tek marka unvanını elde ettik. Toyota, 2013 yılında 9 milyon 980 bin otomobil satışı ile dünyanın en çok satan otomobil markası oldu. 2014 yılında dünyada 10 milyon adet otomobil satışını geçen ilk otomobil markası olmayı hedefliyoruz" dedi.

Geçen yıl Corolla ile başlattıkları değişimin bu yıl da diğer modellerle devam ettiğini vurgulayan Okutur, 2014'ün yeni ilk modelinin Auris Touring Sports adını verdikleri, Auris'in station vagon modeli olduğunu, üstün teknolojik donanımıyla, benzinli ve dizel motor seçenekleriyle, bin 658 litrelik bagaj kapasitesi ile tam bir aile otomobili olan modelin, İstanbul'dan sonra Türkiye'de ilk defa Denizli'de tanıtımının yapıldığını kaydetti.

Toyota'nın global ölçekteki başarısından bahseden Okutur, geçen yıl "Dünyanın En Değerli Markaları" değerlendirmesinde 35 milyar dolarlık marka değeri ile Toyota'nın, "en değerli otomobil markası" unvanını aldığını, 2014 yılında ise 10 milyon sınırını aşan dünyadaki tek otomobil markası olacaklarını söyledi.

Okutur, otomobillerdeki ÖTV artışı yönündeki soru üzerine, "Talep azalacaktır. Bu konuda çeşitli başka faktörler de var. Kredi kullanımına getirilen sınırlamalar ve döviz kurunun yükseltmesi de talebi etkileyecektir" dedi.

Okutur, elektrikli araçlarla ilgili çalışmalar hakkındaki soru üzerine, dünyanın en çevreci markası olan Toyota'nın bugüne kadar 6 milyonun üzerinde hibrit araç sattığına, diğer markalar karşısında açık liderliğini koruduğuna dikkati çekti. Okutur, şöyle konuştu:

 "Üniversitelerin ve otomotiv firmalarının elektrikli araçlar üzerinde yaptığı çalışmalar var. Hibrit araç, hem elektrikli hem benzinli motoru olan ve insanlara az yakıtla çok mesafe gitmelerini sağlayan bir teknoloji. Tamamen elektrikli araçlar için bir alt yapı sıkıntısı var, teknoloji henüz gelişmedi ve şu an menzil sıkıntısı yaratıyor. O nedenle elektrikli otomobillerin kısa zamanda pek yaygınlaşacağını düşünmüyorum, hibrit araçların yaygınlaşacağını düşünüyorum. Bu konuda lider olan Toyota'dan sonra diğer markalar da son birkaç yıldır hibrit modelleri geliştirme adına açıklamalar yapıyorlar" diye konuştu.

Denizli Toyota Plaza Yarımca Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Yarımca da, Toyota'nın Türkiye'deki ilklerinden olan 3S konsepti ile yani satış, servis ve yedek parça hizmetini tek bir merkezde gerçekleştirdiklerini belirterek, müşteriye çok önem verdiklerini, bunu kendilerine vizyon edindiklerini kaydetti.

 

Hyundai'den avantajlı fırsatlar

Modern Premium felsefesi çerçevesinde ürün yelpazesini her geçen gün daha da geliştiren ve tüm modelleri için üstün satış ve satış sonrası avantajları sunan Hyundai, yeni araç alacak müşterileri için oldukça cazip ödeme seçenekleri sağlıyor.

Son günlerde hızla artan döviz kurlarına zıt olarak, müşterilerine avantajlı fiyatlar sunan Hyundai, tüm modellerinde yüzde 0,89’dan başlayan kredi seçenekleri sunuyor. Tüketici beklentilerini ve taleplerini yakından takip eden Hyundai, satın alma sürecinde müşterilerine finansman konusunda en iyi hizmeti vermek üzere Hyundai Kredi’nin avantajlarını öne sürüyor. Hyundai Kredi sayesinde müşterilerine en cazip finansman olanaklarını sunmakla birlikte satın alma sürecindeki operasyonel zorlukları da en aza indiren Hyundai, 48 aya varan vade seçeneklerinin yanı sıra düşük faiz oranlarıyla da dikkat çekiyor.  

Hyundai Kredi’nin Şubat ayındaki avantajlarına göre, Hyundai i20’nin tüm versiyonlarında 25.000 TL için 36 ay, yüzde 0,89 faizle satış yapılıyor. Hyundai Accent Blue’nun da benzinli ve dizel tüm versiyonlarında 30.000 TL için 36 ay, yüzde 0,89 faizli kredi seçeneği öne çıkıyor. Bununla beraber. i30 isteyen müşteriler 40 bin TL, ix35 isteyenler ise 45 bin TL kredi için 36 ay, yüzde 0,89 faiz oranıyla aynı imkanlara sahip olacaklar.

Hyundai’nin Şubat ayı avantajlarına göre, Hyundai Yetkili Servisleri’ni ziyaret edenler de “Blue Card” ile yaptıkları harcamanın %1’i tutarına eş değer “Blue Puan” kazanacak ve daha sonraki servis harcamalarında da biriken puanlarını harcayabilecek. Ayrıca periyodik bakım için aracını kapısının önünde teslim edip, bakım, onarım ve detaylı temizliğin sonrasında yine evinin kapısının önünde teslim almak isteyenler de “Kapınızdaki Servis Hyundai” programı ile tanışacaklar.


SEAT Toledo’larda Dizel DSG Otomatik şanzıman seçeneği

SEAT’ın büyük ilgi gören Toledo modeli, TDI motorlu versiyonu ve DSG şanzıman seçeneğiyle sınıfının en sportif sedanı iddiasını güçlendirdi.

SEAT Toledo’larda Dizel DSG Otomatik şanzıman seçeneği
Tasarımı ve işlevselliğiyle coupe otomobil şıklığını, station wagon’un çok yönlülüğüyle birleştiren modelin 1.6 TDI CR DSG Otomatik versiyonu SEAT Yetkili Satıcıları’nda yerini aldı.

SEAT’ın en başarılı modellerinden biri olan Toledo’nun 1.6 TDI CR versiyonu şimdi DSG şanzıman seçeneğiyle alınabiliyor. Özellikle modern tasarımı, dinamizmi, şıklığı ve yüksek düzeyde verimli motor teknolojisiyle büyük ilgi gören SEAT Toledo, Türkiye’de ikisi benzinli ve biri dizel olmak üzere üç farklı motor seçeneğiyle alınabiliyor.

TDI teknolojisinin kanıtlanmış başarısı ve sıradışı verimlilik
SEAT Toledo’nun Türkiye’de satışa sunulan dizel seçeneğinde, diğer motor seçeneklerinde olduğu gibi en yeni motor teknolojileri kullanıyor. 1.6 litre TDI motor, DSG şanzımanla birlikte 90 hp güç üretirken, 230Nm tork sağlıyor. 0’dan 100km/s hıza 12.2 saniyede ulaşan DSG şanzımanlı bu versiyon, 100km’de ortalama 4.5litre yakıt tüketimi ve km’de ortalama 118g CO2 salımı değerlerine sahip.

Pratik çözümler için ideal; 550 litre bagaj hacmi
Sportif tasarımı ve pratiklik özellikleriyle büyük ilgili gören Toledo ailesinin 1.6 TDI CR DSG versiyonu, ailenin diğer üyeleriyle aynı özellikleri barındıyor. Bir önceki nesile oranla 40 mm daha uzun; 4482mm olarak tasarlanan Toledo’da geleneksel bagaj kapağı yerini büyük, geniş açılan bir arka kapağa bırakıyor. 2602 milimetrelik nispeten uzun dingil mesafesi ferah alan duygusu ve tüm yolcular için geniş diz mesafesi sunuyor. Boyutlardaki bu artış otomobili konforlu ve ferah kılarken aynı zamanda, her türlü ihtiyaca cevap veren bir bagaj olanağı da sunuyor; 550 litrelik bagaj kapağının açılış açısı ve düşük yükleme eşiği sayesinde yüklemeyi kolaylaştırıyor.

Standart donanım özellikleriyle de iddialı
Bütün SEAT Toledo’larda geçerli olan standart güvenlik paketi, ABS (Anti Blokaj Fren Sistemi), sürücü ve yolcu ön ve yan hava yastıkları, ön yolcu hava yastığı iptali, sürücü ve yolcu emniyet kemeri uyarısı özelliklerini içeriyor. Baz model ayrıca uzaktan kumandalı merkezî kilit, elektrikli ön ve arka camlar ile parçalı katlanır arka koltukları kapsıyor. Daha kapsamlı donanıma sahip Style versiyonu, konfor ve tasarım itibarıyla ilave ekstra özellikler içeriyor.


Sıfır otomobil fiyatları uçtu, ikinci el satıcıları umutlandı

Sıfır otomobillerin fiyatı artınca vatandaşlar ikinci el otomobillere yöneldi. Sıfır otomobil fiyatları uçtu, ikinci el satıcıları umutlandı Bursa Oto Galericiler Odası Başkanı Hakan Yanık, 2013 yılında 4.5 milyona yakın ikinci el araç alım satımı yapıldığını belirterek, "2014 iyi başladı. 6 milyona yakın araç alımı satımı yaparak bu yılı kapatırız" dedi.

Yeni ve kur zammı birlikte sıfır otomobillerin fiyatlarının çok artması vatandaşı ikinci el otomobile yöneltti. Galericiler ise geçen yıl istedikleri satışı yapmadıkları için 2014 yılından umutlu. Bursa Oto Galericiler Odası Başkanı Hakan Yanık, 2013 yılında galerici esnafının beklediğini bulamadığını anlatarak, umutlarını 2014 yılına bıraktıklarını ifade etti. 2012 yılında yaklaşık 5 milyon adet ikinci el otonun satıldığını söyleyen Yanık, bu rakamın 2013 yılında 4-4.5 milyon adete gerilediğini belirtti. ÖTV zammının sıfır araçlara yansımasının ikinci el otoya talebin daha da artmasına yol açtığını dile getiren Yanık, "2013 yılında 4-4.5 milyon adet alım satım yapıldığını tahmin ediyoruz. 2014 yılında ise bu oran, en azından 6 milyon adete ulaşacaktır. Bu seneden umutluyuz. 2014 yılında da 6 milyon satış rakamına ulaşırsak, iyi bir iş yaptığımıza inanacağız" dedi.

ABS, HAVA YASTIĞI VE KLİMA ARANAN ÖZELLİKLER
Bursa'daki mevcut oto galericilerinde vatandaşların istediği her türlü fiyatta ve modelde aracı bulabileceğini kaydeden Yanık, en çok rağbet 15-25 bin lira arasında değişen araçların rağbet gördüğünü dile getirdi. "Şu anda piyasada 15-25 bin lira arasında değişen araçlar rağbet görüyor. Orta segmentli araçlarda en çok 3 önemli özellik aranıyor. ABS, klima ve hava yastığı. Vatandaş buna çok önem veriyor. Çünkü güvenli bir araç kullanmayı istiyor" dedi.

"KİLOMETREYİ KAFAYA TAKMAYIN"
Vatandaşların araç kilometrelerindeki düşüklüğü çok önemsediğini belirten Yanık, "Aracın kazasız ve hatasız olması dikkat çekiyor. Kilometre ciddi bir sorun. Kilometreyi kafaya takmamak lazım. Araçlar araçlar eski teknoloji ile üretilmiyor artık. Çıkan araçlar en az 350-400 bin kilometre gidebilecek düzeyde. Önemli olan kilometre değil. Aldıkları aracı oto test merkezlerine götürüp, performanslarını ölçtürebilirler" diye konuştu.


Sırdaş taksi şoförleri geliyor

TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Artık taksici esnafı tam bir sırdaş olacak' dedi.

Sırdaş taksi şoförleri geliyor
TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Artık taksici esnafı tam bir sırdaş olacak.Müşterisine ait özel bilgileri asla kimseyle paylaşmayacak. Özel hayatın gizliliğine özellikle özen gösterilecek" dedi.

TESK ve TŞOF tarafından hazırlanan; taksici, minibüsçü ve servis aracı şoförlüğü ile ilgili yazılı açıklama yapan Bendevi Palandöken, “Hazırlanan standartla şoför esnafımızın uyması gereken kurallar belirlenmiştir. Özel hayatın önem kazandığı günümüzde en büyük görev başta taksici esnafımız olmak üzere tüm meslek dallarında çalışanlarımıza düşmektedir. Taksici esnafımız müşterilerden edindiği bilgileri ve müşterilerinin özel durumlarını başkaları ile paylaşmayacaklardır. Taksicilerin yanı sıra minibüs ve servis aracı şoför ve işletmecileri de aynı kurallara uymakla yükümlü olacaklar. Ayrıca taşıdıkları kişilerin güvenliği için günlük hava ve yol şartlarına uymak, sefer planlaması yaparak yemek, mola ve ihtiyaç zamanlarını planlayacak ve müşterilere güler yüzlü davranacaklar” ifadesini kullandı.


“TAKSİCİLER SIRDAŞ, MİNİBÜSÇÜLER SOĞUKKANLI OLACAK”

Amaçlarının nitelikli iş gücünün artırılması olduğunu kaydeden Palandöken, şunları dedi:

“Resmi Gazete’de yayımlanan meslek standartlarımızın uygulaması kısa zaman içerisinde başlayacaktır. Dönerci ve kebapçıların ardından şoförler için de ulusal meslek standartlarımızın hazırlanarak Resmi Gazete’de yayınlanması sevindiricidir. Hazırlanan standartla taksi şoförlerimiz, müşterilerden edindiği bilgileri gizli tutmakla mükellef olacak. Kişisel bakım ve hijyene dikkat edecek. Minibüsçüler, acil ve stresli durumlarda soğukkanlı ve sakin davranacak. Güvenli ve ekonomik araç kullanma becerisine sahip olacak. Şoförlere standartlarla ilgili eğitimin ardından sertifika verilecek. Bu standartlarla şoför ve nakliyeci esnafının verdiği hizmetin kalitesi artacak, korsan şoför ve taşımacılık da engellenecektir. Taksi, minibüs, servis aracı, kamyon ve otobüs şoförlük ulusal meslek standartları farklı illerde düzenlenen çalıştaylar sonucu tespit edildi. Artık ticari taşıtlarda şoförlük yapmak isteyenler mesleki standartlara uymak zorunda olacaklar. Taksi şoförlüğü meslek standardı kapsamında taksiciler kaliteli hizmet, ilke ve kurallarını iş süreçlerinde ve müşteri ilişkilerinde uygulamakla mükellef olacak. Taksicilerimiz, müşterilerden ya da çalışanlardan edindiği bilgileri gizli tutar. Kişisel bakım ve hijyene dikkat eder. Müşterinin isteği doğrultusunda araç içi havalandırma, ısı, müzik gibi birimleri ayarlar. Araçta unutulan müşteriye ait herhangi bir malzeme olup olmadığını kontrol eder, varsa sahibinin bulunması için durağa bırakır ve çalışma başlatılır.”

 

Almanların favorisi VW Golf

Otomobil kulübü ADAC, üyelerine Almanya genelinde yaptırdığı oylamada en çok beğenilen arabayı seçtirdi. ADAC'ın verdiği bilgilere göre üyeler “Golf model Volkswagen arabasını seçti. Süddeutsche Zeitung gazetesi ise oylamanın manipüle edildiğini iddia etti. ADAC Başkanı Karl Obermair, iddiaları geri çevirirken, oylamaya kaç kişinin katıldığı açıklanmadı. Toplamında dokuz dalda ödül verildi. VW ayrıca "aile arabası ve "eco araba kategorisinde de ödül sahibi oldu. Smart markaları otomobil ise "şehir içi kategorisinde birinci oldu. ADAC ayrıca kısa süre önce kayak yaparken kaza geçiren ve şu anda komada bulunan ünlü Formula 1 pilotu Michael Schumacher'e de "yılın örnek şahsiyeti ödülünü verdi.

 

Aracının muayenesini unutanlar dikkat!

Türkiye'de yaklaşık 3,8 milyon araç muayenesiz. Garajdaki aracının muayenisini unutan araç sahiplerine de ceza kesiliyor. Vergi borcu ve yüksek muayene ücretleri sebebiyle trafikte bulunan 17 milyon 800 bin aracın 3,8 milyonunun muayenesiz dolaştığını anlatan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, vergi borcu ve muayene ücretlerinin yüksekliği sebebiyle trafikte dolaşan yaklaşık 5'te 1'i aracın muayenesiz dolaştığını söyledi.

"FİYATLAR DÜŞÜRÜLMELİ"
Trafikte bulunan yaklaşık 17 milyon 734 bin aracın 3,8 milyonun muayenesiz dolaşmasının tek sebebinin vergi borcu ve muayene ücretlerinin yüksek oluşu olduğunu kaydeden Türkiye Esnaf ve Sanatkrları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken yaptığı açıklamada, "Yetkili kuruluş tarafından şoför esnafından talep edilen muayene ücretleri çok yüksek. Şoför esnafı zaten yedek parça fiyatları, akaryakıt, yüksek vergi oranları nedeniyle zor günler yaşadığı için iki yakasını bir araya getiremiyor. Bunun içinde çoğu zaman vergi borcunu dahi ödeyemiyor. Vergi borcunu ödeyemediği için de aracının muayenesini yaptıramıyor. Muayene için cebinde şoförün parası dahi olsa vergi borcu olduğu için muayenesi yapılamıyor. Hem vergi yüksekliği hem de muayene ücretlerinin yüksekliği nedeniyle şuan trafikte her 5 araçtan 1'si muayenesiz dolaşmaktadır. Bu fiyatlar vatandaşın ödeyeceği gücü oranında olmalıdır. Çünkü fiyatlar belirlenirken mutlaka halkın geliri ile orantılı olmalıdır" dedi.

"SİGORTA VE MUAYENE ÜCRETLERİ DÜŞÜRÜLMELİ"
Ülke genelinde 17 milyon 800 bine yakın çeşitli araç olduğunu anlatan Palandöken şunları dedi: "Karayollarında 3,8 milyonu aşkın aracın muayenesiz trafikte dolaşması demek her ortalama her 5 araçtan birisinin kurallara uymadığı anlamına gelmektedir. Ancak, bu insanların çoğunluğu isteyerek değil, ücretlerin yüksekliği ve ekonomik bakımdan sıkıntı içerisinde olduklarından muayenesiz trafiğe çıkmaktadırlar. Bunun için yapılması gereken muayene ücretleri acilen düşürülmelidir."

"GARAJDAKİ ARACA CEZA UYGUN DEĞİL"
Fenni muayenesi süresini geçiren araçlara aylık yüzde 5 oranında ceza kesildiğini de anlatan Palandöken, "Bu tutar yıllık yüzde 60'ı buluyor. Yıllık enflasyonun yüzde 7,40'lara düştüğü, yıllık faizin yüzde 6'lara düştüğü bir dönemde bu ceza insafsızlıktır. Geçici görevle yurt dışına giden çok sayıda vatandaş otomobilini garaja kapatıyor. Bu süre zarfında araçlarda kullanılmıyor. Vatandaş, aracını garaja çekmiş ve hiç kullanmamış. Ancak, garajdaki otomobile trafik sigortasını yaptırmadı diye aylık yüzde 5 ceza işliyor. Bu kabul edilebilir bir uygulama değil" ifadesi kullandı.

 

Araç sahipleri bu tarihe dikkat

2014 yılı Motorlu Taşıtlar Vergisi'nin ilk taksitinde son ödeme günü, 31 Ocak 2014 Cuma. Her yıl Ocak ve Temmuz aylarında iki eşit taksitte ödenen Motorlu Taşıtlar Vergisi'nin (MTV) 2014 yılı birinci ilişkin birinci taksitinin ödeme süresi 31 Ocak 2014 Cuma günü sona erecek. Ödeme süresinin son günlerinde meydana gelen muhtemel yoğunluktan etkilenmemek için ödemelerin son günlere bırakılmaması istendi.

Ödemeler;

- Kredi kartı ile Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının internet sayfasında (www.gib.gov.tr) yer alan İnternet Vergi Dairesi/Sık Kullanılanlar/Motorlu Taşıtlar Sorgulaması ve Kredi Kartı ile Ödeme bölümüne giriş yapılarak,

- Anlaşmalı bankaların internet bankacılığını kullanarak veya banka şubelerine başvurarak,

- Motorlu Taşıtlar Vergisi yönünden mükellefiyet kaydının bulunduğu Vergi Dairesi Müdürlüğüne veya Motorlu Taşıtlar Vergisini tahsile yetkili diğer Vergi Dairesi Müdürlüklerine başvurarak,

- Yukarıdaki ödeme kanallarının yanında, internet bankacılığı kullanıcısı olmaksızın Denizbank A.Ş., Finansbank A.Ş., Türkiye Garanti Bankası A.Ş., Yapı ve Kredi Bankası A.Ş., Akbank T.A.Ş.'nin internet siteleri üzerinden de söz konusu bankaların kendi kredi kartlarıyla (Söz konusu uygulamanın diğer bankalar tarafından da sağlanması halinde gerekli duyurular ayrıca yapılacaktır.), yapabilir.

Araç sayısı 18 milyona yaklaştı
Trafiğe kayıtlı araç sayısının Kasım ayı sonu itibarıyla 17 milyon 879 bin 453’e ulaştığı bildirildi.

Araç sayısı 18 milyona yaklaştı
Türkiye İstatistik Kurumu’ndan (TÜİK) alınan bilgilere göre, Kasım ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı toplam 17 milyon 879 bin 453 adet taşıtın yüzde 51,6’sını otomobil, yüzde 16,4’ünü kamyonet, yüzde 15,2’sini motosiklet, yüzde 8,7’sini traktör, yüzde 4,2’sini kamyon, yüzde 2,3’ünü minibüs, yüzde 1,3’ünü otobüs, yüzde 0,2’sini ise özel amaçlı taşıtlar oluşturduğu belirtildi. Kasım ayında trafiğe kaydı yapılan toplam 95 bin 65 taşıt içinde otomobil yüzde 63,7 ile ilk sırada yer aldı. Bunu sırası ile yüzde 12,1 ile kamyonet, yüzde 12 ile motosiklet, yüzde 6,2 ile traktör takip etti. Taşıtların yüzde 6’sını ise minibüs, otobüs, kamyon ve özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Kasım ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı Ekim ayına göre yüzde 27,4 arttı. Bu artış otomobilde yüzde 35,2, minibüste yüzde 19,8, otobüste yüzde 62,9, kamyonette yüzde 22,1, kamyonda yüzde 43,5, özel amaçlı taşıtlarda yüzde 8,3, traktörde yüzde 21,6 olarak gerçekleşti. Motosiklette ise yüzde 0,2 azalış oldu.

Kasım ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısında yüzde 3,4 artış gerçekleşti. Bu artış otomobilde yüzde 15, minibüste yüzde 32,7, özel amaçlı taşıtlarda yüzde 41,3, traktörde yüzde 19,7 oldu. Otobüste yüzde 38,5, kamyonette yüzde 29,5, kamyonda yüzde 2,5, motosiklette yüzde 5,4 azalış oldu.

Ocak-Kasım döneminde bir milyon 49 bin 479 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı, 203 bin 439 adet taşıtın ise trafikten kaydı silindi. Böylece trafikteki toplam taşıt sayısı 846 bin 40 adet arttı.

KASIM’DA 475 BİN 126 ADET TAŞITIN DEVRİ YAPILDI

Devri yapılan toplam 475 bin 126 taşıt içinde otomobil yüzde 67,2 ile ilk sırada yer aldı. Otomobili sırasıyla yüzde 16,8 ile kamyonet, yüzde 4,5 ile traktör, yüzde 4,3 ile motosiklet takip etti. Kasım ayında devri yapılan taşıtların yüzde 7,2’sini ise minibüs, otobüs, kamyon ve özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Kasım ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 9 milyon 232 bin 97 adet otomobilin yüzde 41,5’i LPG’li, yüzde 31,3’ü benzinli, yüzde 26,7’si dizel yakıtlı olduğunu ifade edildi. Yakıt türü bilinmeyen otomobillerin oranının ise yüzde 0,5 olduğu kaydedildi.
Trafiğe en fazla 1501-1600 motor silindir hacimli otomobillerin kaydı yapıldı. Ocak-Kasım döneminde trafiğe kaydı yapılan 602 bin 628 adet otomobilin yüzde 38,2’si 1501-1600, yüzde 20,4’ü 1300 ve altı, yüzde 17,4’ü 1401-1500, yüzde 16,6’sı 1301-1400, yüzde 5,4’ü 1601-2000, yüzde 1,7’si 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahip olduğu, motor silindir hacmi bilinmeyen otomobillerin oranının ise yüzde 0,2 olduğu dile getirildi.

Kasım ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin markalara göre dağılımına bakıldığında;
60 bin 555 adet otomobilin yüzde 15,2’sinin Volkswagen, yüzde 12,7’sinin Renault, yüzde 9,7’sinin Ford, yüzde 7,6’sının Opel, yüzde 7,3’ünün Hyundai, yüzde 7’sinin Toyota, yüzde 6,3’ünün Fiat, yüzde 3,9’unun BMW, yüzde 3,6’sının Dacia, yüzde 3,2’sinin Peugeot olduğu, yüzde 23,7’sinin ise diğer markalardan oluştuğu belirtildi

 

Başbakan söyledi hemen başladılar

Ankaralı bir firma Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kendilerine yaptığı tavsiyeye uyarak "yerli elektrikli otomobil" üretti. Firma yetkilisi "Başbakan'ın tavsiyesini görev olarak benimsedik" dedi. Firmanın Ar-Ge ve Mühendislik Müdürü Özer Arslan, yaptığı açıklamada, aracın test sürecinde olduğunu belirterek, şirketin 2006 yılından bu yana otomobil üretimi konusunda çalışmalar yaptığını söyledi. Özer, son birkaç yıllık dönemde yeni üretilen aracın dışında ikisi dizel biri elektrikli olmak üzere 3 prototip otomobil daha ürettiklerini dile getirdi. 4 aracın da çalışır durumda olduğunu ve binlerce kilometre yol katettiğini dile getiren Arslan, "Yaptığımız çalışmalardan anladık ki son ürettiğimiz araç şehir içi kullanıma uygun bir araç olacak" dedi. Milyarlarca euno gerektiren yatırımlar yerine KOBİ düzeyinde bir firmanın da otomobil üretebileceğini kanıtladıklarını ifade eden Arslan, ürettikleri otomobilin bireysel tüketiciler için ikinci bir otomobil ya da ticari amaçlı değerlendirilebileceğini kaydetti. Otomobilin kilometre başına 2 kuruşluk enerji tükettiğini ve tam dolu şarjla 150 kilometre yol kat edebildiğini anlatan Arslan, bunun da 3 liralık bir masrafa karşılık geldiğine işaret etti.

DÜNYA GENELİNDE YENİ

Otomobil üretimi konusunda gerekli tüm testleri bitirme aşamasında olduklarını kaydeden Arslan, "Bu testlerin sonunda aracımızı satışa çıkartacağız" ifadesini kullandı. Otomobil üretmenin zor bir iş olduğuna işaret eden Arslan, bu zamana kadar tasarladıkları araçların üretimi sırasında işin maliyeti ve yabancı rakipler konusunda bilgi sahibi olduklarını dile getirdi. Elektrikli otomobil üretiminin dünya genelinde yeni bir alan olduğunu belirten Arslan, kullanıcıların araçtan keyif almalarının temel amaçlarından olduğunu söyledi.

GÖREV OLARAK BENİMSEDİK

Otomobili üretim süreci hakkında da bilgi veren Arslan, şöyle devam etti: "Daha önce ürettiğimiz araçlardan önemli bir bilgi edindik. Son aracı yapana kadar kafamızdaki düşünce içten yanmalı araç üretmekti. Ama araçlarımızdan bir tanesini 4 yıl önce Şirketimizin Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Malkoç'un sunumu ile Sayın Başbakanımıza tanıtma fırsatımız oldu. O sunumda Sayın Başbakanımız bize, dünyanın elektrikli araçlara yoğunlaştığını ve bizim neden elektrikli araçlara yönelmediğimizi sordu. Bu sözü kendimize görev olarak benimsedik. 4 sene içerisinde tamamen elektrikli araçlara yönelik bir araştırma yaptık ve son 2 yıllık süreçte bu aracı ürettik."Otomobilin üretiminde eski teknoloji kullanmadıklarını dile getiren Arslan, aracın lityum batarya ve elektrik motoru dışındaki unsurlarının tamamen yerli olduğuna dikkati çekti.

4 YILLIK BİR PROJE

TÜBİTAK'ın motoru ve lityum bataryası dahil elektrikli araç üretimi konusunda proje destekleri olduğunu belirten Arslan, kendilerinin de bu destekler için başvurduklarını söyledi. Arslan, "Bu kapsamda zaten Türkiye'de lityum akü üretilecek. Sanırım 4 yıllık bir proje. Bu projenin sonunda Türkiye'nin milli aküsü, milli elektrik motoru ve araç yazılım sistemleri olacak" dedi. Arslan, otomobilin gerek gürültü gerekse emisyon üretimi konusunda çevreye duyarlı olduğunu ve şasi bölümünde alüminyum malzeme kullandıklarını sözlerine ekledi.

Citroen Grand C4 Picasso Zorlu Sınavda
Citroen’in ülkemizde de 2013 yılında piyasaya sunduğu Yeni Grand C4 Picasso, İngiltere’nin en büyük futbol takımlarından biri olan Arsenal’in futbolcularının karşısına çıktı.
Citroen, 7 yıldır otomobil sponsorluğunu yaptığı Arsenal ile ilginç ve eğlenceli bir projeye imza attı. Arsenal'in antrenman sahasının önüde Olivier Grioud,Per Mertesacker,Santi Cazorla ve Wojciech Sczesny'nin karşına çıkan Citroen Grand C4 Picasso, futbolcular tarafından zorlu testlerden geçirildi. Bu testlerden en ilgi çekici olanı, Citroen'in akıllı park asistanını Ferrari 430 ve Maserati GranTurismo'nun arasına park edilerek denenmesi oldu. Arsenal'in dünyaca ünlü futbolcuları, Grand C4 Picasso'nun geniş ailelere sahip futbolcular tarafından tercih edilebileceğini belirtip, araç hakkında genellikle olumlu eleştiriler yaptılar. Aracın kapılarını ve bagajını açıp kale olarak kullanan futbolcular eğlenceli dakikalar yaşadılar.
Haberin videosu için : www.youtube.com/watch

 

Hem yerli hem de elektrikli!
Türkiye'nin elektrikli ilk yerli otomobili, 2017'de yollarda olacak. "BEGLER" isimli otomobilde Türkiye'nin ilk yerli otomobili olan Devrim'den çizgiler de bulunuyor. Hem yerli hem de elektrikli! Eskişehir'deki Teknoloji Geliştirme Bölgesi'nde kurulan bir firma, 15 farklı üniversiteden 30'dan fazla akademisyenle birlikte yürüttüğü çalışmayla Türkiye'nin elektrikli ilk yerli otomobilini 2017 yılında piyasaya sürmeyi hedefliyor. BEGLER AŞ Yönetim Kurulu Üyesi ve Ar-Ge Projeleri Sorumlusu Melih Yıldız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir elektronik firmasında çalışırken iki yıl önce Eskişehir'de önemli bir otomotiv firmasıyla iş birliği yapmaya karar verdiklerini belirterek, bu sırada TÜBİTAK tarafından elektrikli otomobil çağrısının yapıldığını kaydetti.

Bunun üzerine 2013 yılının mayıs ayında firmalarını kurduklarını ifade eden Yıldız, şöyle konuştu:

"O günden bu yana yeni otomobil fikrinin oluşturulması üzerine çaba sarf ediyoruz. TÜBİTAK çağrısına iki farklı ürünle hazırlık yaptık. Spor bir model ve aile tipi modelle... Üniversitelerdeki akademisyenlerin desteğiyle üç farklı ilde bir pazar araştırması yaptık. Türk insanının, otomobilden ne beklediğini araştırdık. Bundan sonra bir fizibilite çalışmasına giriştik. Fizibilite doğrultusunda çok amaçlı bir otomobilin yapımı için çalışmalara başladık. Bu çalışmada 15 farklı üniversiteden 30'dan fazla akademisyenle çalışıyoruz. Bataryasından motoruna, aydınlatma sisteminden iç döşemesine kadar birlikte çalıştığımız 11 farklı iş ortağımız var. Bu otomobili hem Eskişehir'in hem de Türkiye'nin bir markası olarak Uluslararası pazara sunmayı hedefledik. Bu araç Türkiye'nin otomobilidir. Araçta çok yenilikçi teknolojiler kullanıyoruz. Aracımızı yenilikçi teknik özelliklerle kurguluyoruz. Aracımız iyi bir menzile sahip. Otomobil tam şarjla 160 kilometre yol kat edebiliyor. Batarya kapasitemiz ve menzil ile ilgili geliştirme çalışmalarımız devam ediyor. Akademisyenlerimiz ile gerçekleştirilen çalışmalar sayesinde araç ağırlığında devrim niteliğinde çözümleri pazara sunacağız."

"KADERİMİZ, DEVRİM'DEN FARKLI OLACAK"

Yıldız, üretim kolaylığı anlamında yenilikçi teknikler kullandıklarını ve aracın üst yapısının tamamen kompozit malzemeden olduğunu vurguladı.

Amaçlarının tamamen yerli bir otomobil yapmak olduğuna değinen Yıldız, şunları söyledi:

"Amacımız tamamen yerli bir otomobil yapmak. Ancak hammaddelerden dolayı yüzde 100'ü sağlayamıyoruz. Otomobilimizde yerlilik oranımız yüzde 88'in üzerindedir. Ülkemizde batarya hammaddesi lityum üretimimiz yok. Bunu yurtdışından alıyoruz. Bataryanın üretimini yerli olarak geliştireceğiz. Bazı elektronik devre elemanları gibi yurtdışından almak dışında alternatifi olmayan bileşenler var. Bu aracın üzerindeki tasarımın ve ana bileşenlerin tamamı yerli olacak. Burada en çok önem verdiğimiz şeylerden birisi, kazandığımız bilginin, şirketimiz ve markamız pratikleri olarak kazanılmasıdır. Bundan yıllar sonra da yeni bir otomobili müşteriye sunduğumuzda 'BEGLER yapmış yine' denmesini istiyoruz. Aracın kompozit tasarımı ve tüm sayısal analizleri tamamen yerli ve iş ortaklarımız tarafından yapılıyor.

Aracın tüm elektrik donanımı tamamen yerli tasarım. Aracın motoru, tamamen özgün olacak. Tüm yürür aksamı, burada tasarladık. Sanayi-akademi işbirliğini sağlıyoruz. Eskişehir'in akademik alt yapısının zengin olması bizi rahatlatıyor. Aracın klima dahil tüm konfor aksamları yerli. Klima konusunda dünyada çok az firmanın gizli gizli çalıştığı bir konuda yatırım planımız var. BEGLER'in çizgilerinden Devrim otomobilinden çok fazla çizim kullandık. Biz de Eskişehirli'yiz biz de olabildiğince tümü yerli ilk seri üretim elektrikli otomobil olmaya adayız. İnşallah kaderimiz Devrim'den farklı olacak. "

Yıldız, şirketin ana ortakların biri olan Eskişehir'deki otomotiv firmasının üretim alt yapısının ön seri üretim aşamasında kullanılacağını dile getirerek, "Aracın karayollarına çıkabilmesi için gereken tip onay sertifikasına sahip olması gerekiyor. Bu belgeyi aldıktan sonra seri üretim için ayrı bir yatırım düşünüyoruz. Yatırımı da Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'nde yapacağız" dedi.

"MODELİMİZ KENDİ PAZARINI YARATACAK"

Yıldız, aile tipi, spor model ve şehir içi kullanımlar için daha küçük bir model çalışmalarının olduğunu bildirdi.

Dünyadaki otomobil oyuncularının hitap ettiği klasmanların farklı olduğuna dikkati çeken Yıldız, şöyle devam etti:

"Bu alandaki mevcut otomobil üreticileri, üretim hatlarını sürdürmek istiyor. Bu yeni elektrik otomobil, adeta bir devrim niteliğinde. Bunun için gerekli yatırımlar Avrupa'da yapılıyor. Büyük firmaların bu teknoloji içselleştirmeye yönelik çalışmaları var. Onların bizim geldiğimiz noktaya gelebilmesi için zamana ihtiyacı olacak. Biz bu süre içerisinde modelimizi halkımıza sevdirebilirsek büyük firmalarla yarışacağız. Konfor özellikleri bakımından bizim modelimiz çok zengin. Kendi pazarını yaratacak bir modelimizi var. Aracımızın 20 bin üretimine kadar maliyeti 50-60 bin lira civarında olacak. 20 binden sonraki üretimlerde yarı yarıya fiyat düşmesi söz konusu. Otomobili, bir Türk markası olarak tasarlıyoruz. Ulusal kaynaklarla geliştirdiğimiz ürünümüzü uluslararası pazara çıkartacağız. Ancak bunun yolu kendi ülkemizin insanına otomobilimizi sevdirmekten geçiyor. Otomobilimiz, 2017 yılının başından yollarda görünmeye başlayacak. Ancak daha küçük modelimiz erken yola çıkacak."

Yıldız, firmanın adının belirlenmesi aşamasında çok konuşmalarının olduğunu belirterek, daha sonra ortaklarında birinin arkadaşının "Bu kadar çok bey, bir araya gelmiş bu kadar beyin oluşturduğu firmanın adı BEGLER olabilir" demesi üzerine bu isme sahip olduklarını sözlerine ekledi.

 

Jeep rekor kırdı

Türkiye'de Tofaş çatısı altında temsil edilen Jeep markası, dünya çapında 2013'te 731 bin 565 adetlik satışla yeni bir rekor kırdı. Tofaş açıklamasına göre, 2012'de 701 bin 626 adetlik satışla dünya çapında rekora imza atan Jeep, geçen yıl 731 bin 565 adetlik satışla rekorunu daha yüksek seviye taşıdı. Jeep'in 255 bin 5 adetle dünya çapında en çok satan modeli Grand Cherokee'yi, 210 bin 715 adetle Wrangler izledi. Diğer çok satan modeller, Compass ve Cherokee oldu. Jeep Compass, Wrangler'in toplam satışı dünya ve ABD'de en iyi seviyeye ulaştı. Jeep araçlarının toplam satış adedi 2013'te bir önceki yıla göre dünya çapında yüzde 4, ABD'de ise yüzde 3 oranında arttı. 2013'te Asya-Pasifik bölgesinde yüzde 26 artış gösteren Jeep satışları, dünyanın en büyük otomobil pazarı haline gelen Çin'de ise yüzde 29 oranında yükseldi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Jeep Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Mike Manley, "Arka arkaya gelen satış rekorlarıyla, Jeep araçlarında hem dünya çapında hem de ABD pazarında 4 yıldır üst üste satış artışı kaydedildi. Müşterilerimizin, Jeep'in yeni serisinde, 4x4 kapasitesine ek olarak sürüş dinamikleri ve yakıt verimliliğinde ulaştığımız ilerlemeyi takdir ettiği açıkça görülüyor. Özellikle bayilerimizde Ocak-Şubat 2013 döneminde 25 binden fazla satan Yeni Jeep Cherokee'nin performansından çok memnunuz. Yüksek kapasiteli ve verimli SUV modellerimizin yanı sıra, dünyanın dört bir yanındaki Jeep satış noktalarına ulaşan Cherokee'yle de, 2014'teki satışlarımızı artırmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.

 

BMW i8 test sürüşünde paramparça!
Alman otomobil firması BMW'nin en önem verdiği projelerden biri olan eletrikli otomobiller, bu sefer firmanın canını sıkacak bir haber ile gündemde. BMW i8 test sürüşünde paramparça!
Seri üretime henüz geçilmeyen i8 prototipi ile test sürüşünde büyük maddi hasarlı bir kaza meydana geldi. İsmi açıklanmayan test sürücüsünün 30 yaşında olduğu belirtiliyor. Almanya'da gerçekleşen kazanın kesin sebebi henüz bilinmezken,  yağmurlu hava ile kayganlaşan yolun kazaya neden olduğu öngörülüyor.  Görgü tanıklarının ifadesine göre; sürücünün aşırı hızla gittiği ve bu sırada otomobilin kontrolünü kaybettiği bildirildi. Sürücü yolun sağ tarafındaki bariyerlere çarptıktan sonra durduğu ve aracın sağ tarafında ciddi hasar meydana geldiği görülüyor. Açıklanan ilk bilgilere göre otomobilde ciddi maddi hasar olduğu ve Prototip olarak testlerine devam eden i8'in, üzerindeki test ekipmanları ile birlikte 200 bin Euro değere sahip olduğu tahmin ediliyor.

 

Mercedes-Benz'den rekor

Mercedes-Benz Türk Direktörler Kurulu Başkanı Rainer Genes, 2013 yılını tarihi rekorların gerçekleştiği bir yıl olarak kapattıklarını belirterek, 2014 yılının zor bir yıl olacağını öngördüklerini, ancak bu yıla ilişkin hedeflerinde bir revize yapmayacaklarını, yatırımlarını sürdüreceklerini söyledi. 2013 yılının değerlendirmek ve 2014 yılı hedefleri hakkında bilgi vermek üzere Mercedes-Benz Türk Pazarlama ve Satış Direktörü Süer Sülün ile birlikte bir basın toplantısı düzenleyen Rainer Genes, 2014 yılında da pazar paylarını arttırıp, pazardaki konumunu güçlendirmeyi, tüm ürün gruplarındaki pazar konumunu geliştirmeyi, yatırımlarını sürdürmeyi, müşteri ve pazar beklentileri doğrultusunda ürün portföyünü geliştirip genişletmeyi hedeflediklerini belirtti. Rainer Genes, 2014 yılını zor bir yıl olarak değerlendirmekle satış hedeflerinde bir değişiklik düşünmediklerini, şu anda en önemli sorunun döviz kurlarındaki hızlı oynaklık ve vergi konusu olduğunu ifade etti.Rainer Genes, Türkiye'nin genç ve artan nüfusu yanı sıra gelir düzeyindeki yükseliş ile sektör için büyük bir potansiyel sunduğunu,Türkiye'ye yatırım yapmaya ve yatırım kapasitesini arttırmaya devam edeceklerini belirterek, "Yurtiçinde pazar payımızı arttırmanın yanı sıra hedefimiz hem toplam satışlarda ihracatın payını arttırmak hem de parça ihracatına da hız vermek olacak.Yatırımlarımız bizim Türkiye'ye inancımızı gösteriyor" dedi. Rainer Genes, 2013 yılında yaklaşık 57 milyon Euro yatırım yapan şirketin, 1967'de kurulduğu günden bugüne toplam yatırım tutarının ise 807 milyon Euro'ya ulaştığını bildirdi.

"OTOMOBİLDE YÜZDE 57 ARTIŞLA TARİHİ REKOR KIRDIK"

2013 yılı gerçekleşmeleri hakkında bilgi veren Mercedes-Benz Türk Pazarlama ve Satış Direktörü Süer Sülün,sektörde 46. yılını dolduran Mercedes-Benz Türk A.Ş'nin 2013 yılını tarihi bir rekorla kapattığını,tüm ürün grupları dahil, toplamda 52 bin 262 adetlik (48 bin 621 adet yeni ve 3 bin 641 adet 2.el) satış hacmi ile tarihinin en yüksek araç satışına ulaştıklarınını söyledi. Süer Sülün'ün verdiği bilgiye göre, otomobil ürün grubunda Mercedes-Benz Türk'ün, 2013 yılında 20 bin 23 adetlik otomobil satışı ile 2012 yılının yüzde 57 üzerinde satış gerçekleştirerek tarihinin en yüksek otomobil satış adedine ulaştığını açıkladı. Grubun amiral gemisi olarak gördükleri otobüs ürün grubunda ise şehirler arası ve şehiriçi otobüs satışı ile toplamda bin 174 adetlik satış rakamına ulaşan Mercedes-Benz Türk'ün , yine en fazla tercih edilen şehirlerarası otobüs markası olduğunu belirten Süer Sülün, otobüs ihracat rakamının bir önceki yıla oranla yüzde 28 arttırarak başta Batı Avrupa olmak üzere 2 bin 864 adetlik otobüs ihracatı gerçekleştirdiklerini ve böylece şirketin bugüne kadarki toplam otobüs ihracat rakamının 30 bin adede çıktığını söyledi.

KAMYON VE HAFİF TİCARİ ARAÇLAR

Kamyon ürün grubu hakkında da bilgi veren Süer Sülün, 2013 yılında 17 bin 3 adetlik rekor satış gerçekleştirdiklerini ve toplamda 2 bin 445 adetlik kamyon ihracatı gerçekleştirdiklerini sektörde yüzde 7 düşüş olurken Mercedes'in büyümeye devam ettiğini ve toplam satışların yüzde 40'ın da filo satışı olduğunu ifade etti. Hafif ticari araçlar ürün grubunda ise sektörün yüzde 4 daralmasına karşın Mercedes-Benz Türk'ün 10 bin 421 adetlik satışla yüzde 13 büyüdüğünü aktaran Süer Sülün,hafif ticari araçlar grubunun 2014 yılında satışlarını ve pazar payını arttırmayı hedeflediğini belirtti.Süer Sülün, Mercedes-Benz Türk'ün, 2009 yılında başlayan 2. el faaliyetleri kapsamında da toplamda 3 bin 641 adetlik araç satışı gerçekleştirildiğini sözlerine ekledi.

 

Otomobile yılın ilk zammı

Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar, kurdaki artış nedeniyle otomobil fiyatlarını yüzde 10 artırdıklarını söyledi. Renault Grubu'nun 2013 yılı değerlendirme toplantısında konuşan Aybar "Euro'daki oynama maliyetlerimize de etki yapıyor. 10 otomobilden 7'sini yerli olarak satan taraf olarak bu konudaki hassasiyetimiz ithalatçı distribütörlere göre daha az. Maliyet hesaplarımızın gerektirdiği ölçüde fiyat ayarlaması yapıyoruz" dedi. Otomotiv pazarının bu yıl 700 bin adede gerileyeceğini öngören Aybar, Renault Grubu'nun 2013 yılında 144 bin 700 adet araç satışı ve yüzde 17 pazar payı ile tarihinin en yüksek satış adedini gerçekleştirdiğini kaydetti. Aybar, Renault pazarları içerisinde Türkiye'nin satış adediyle beşinci sıraya yükseldiğine dikkat çekti.

 

Renault, Avrupa'da birinci

Renault Grubu, Avrupa’da en hızlı büyüyen grup oldu ve uluslararası büyümesini sürdürdü. Geçen yıl %3.9 oranında bir büyüme gerçekleştiren dünya otomotiv pazarında, Renault Grubu'nun binek + hafif ticari araç satışı, 2012'ye göre %3,1 artış ile 2 milyon 628 bin 208 adete ulaştı. Bir yandan uluslararası büyümesini sürdürürken, Renault Grubu 0.4 puan arttırarak %9.5'a ulaşan pazar payı ile Avrupa pazarında en yüksek büyümeyi gerçekleştirdi. %1.7 oranında düşen Avrupa pazarında Grup, 1 milyon 301 bin 864 satış adedi ile %2.4 oranında bir artış gerçekleştirdi. Avrupa dışındaki ülkelere satış payı 1 milyon 326 bin 344 satış adediyle %50.5'e ulaştı. Temmuz 2013'ten itibaren kapanan İran pazarı hariç, Grup, yeni modellerinin başarısı sayesinde tüm bölgelerde pazar payını artırdı. %1.7 oranında düşüşün yaşandığı Avrupa pazarında, Grup satışları %2.4 oranında arttı ve pazar payı, verimli satış politikası ile 0.4 puan artarak %9.5'a ulaştı. Renault markası Avrupa pazarında üçüncülüğü elde etti ve %14.5 pazar payı ile 16. kez Hafif Ticari Araç lideri oldu. Yeni Clio Fransa'da en çok satan (119 bin 367 adet binek otomobil + hafif ticari araç) ve Avrupa'da üçüncü en çok satan araç oldu (272,741 adet binek otomobil ve hafif ticari araç). Captur Temmuz ayından bu yana, Fransa'da segmentinde (39 bin 783 adet) ve Avrupa'da (86 bin 804 adet) lider. Renault Grubu, bazı gelişmekte olan ülkelerdeki ekonomik yavaşlama ve İran'a karşı uygulanan uluslararası yaptırımlara karşın büyümesine uluslararası pazarda da devam etti. Toplamda %3.8 oranında artış, İran dışında %9.7 oranında büyüme kaydederken İran'da operasyonun durması geçtiğimiz yıl içinde yaklaşık 64 bin 500 satış kaybına neden oldu. Brezilya ve Rusya, Grup'un ikinci ve üçüncü pazarı oldu.

Grup satışlarının toplam %50.5'i 1 milyon 326 bin 344 satış adedi ile Avrupa dışında (0.4 puanlık artış) gerçekleşti. Renault ve Dacia'nın ürün gamındaki yeni modeller her bölgede beklenen başarıyı kaydetti. Yeni Clio ve Captur, daha çarpıcı tasarımları, yeni teknolojileri ve daha verimli motorları ile Renault'nun yenilenen ürün gamının başarısını teyit etti. Renault ve Dacia markaları ile satışa sunulan Duster, 376 bin 672 satış adedi ile Grup'un tüm dünyada en çok satan modeli oldu. Avrupa'da, Yeni Sandero sayesinde (117 bin 868 satış adedi, + %68.3) Dacia en fazla büyüyen marka oldu (+0,5 puan pazar payı).


Samsung Galaxy Gear ile BMW i3 kontrolü!

BMW i3'ün yollara çıkmasıyla birlikte ön plana çıkan ve sürücülerin akıllı telefonları aracılığıyla istedikleri zaman otomobilleriyle ilgili uzaktan bilgi almasını sağlayan BMW i Remote Uygulaması artık Samsung Galaxy Gear ile de mümkün olacak. Samsung Galaxy Gear ile BMW i3 kontrolü! İlk olarak Las Vegas’ta düzenlenen Müşteri Elektronik Fuarı 2014 (CES) kapsamında bir araştırma prototipi olarak tanıtılan Samsung Galaxy Gear ile hayata geçirilen BMW i Remote uygulamasıyla sürücülerin araçları ile ilgili uzaktan bilgi sahibi olabilmesi ve kimi özelliklere uzaktan kumanda edebilmesi sağlanıyor. Entegre SIM kart özelliğiyle BMW i3, dünyada ilk kez elektrikli bir otomobilde eksiksiz ağ bağlantısı sunan model olarak adını otomotiv tarihine de yazdırmış olmasıyla dikkat çekiyor.

Elektrikli otomobil anlayışına yepyeni bir boyut katan BMW i markasının BMW i3 modeli, sunduğu çevreci özellikler kadar teknolojik yönleriyle de ön plana çıkmaya devam ediyor. BMW tarafından geliştirilen BMW i Remote araştırma uygulaması sayesinde kullanıcılar Samsung Galaxy Gear cihazına göz attıklarında yalnızca saat bilgilerini değil, aynı zamanda BMW i3'ün elektrik enerjisine göre kalan menzilini, kalan batarya şarj miktarını ve tüm hareket saatlerini de görebilecekler. Samsung Galaxy Gear’in dokunmatik ekranı üzerinde uygulama tarafından gönderilen şekillere tıklandığında, BMW i’ye özgü renk ve stilde sunulan detaylı bilgileri içeren bir alt menüye ulaşılıyor. Diğer bir alt menü de kullanıcıyı BMW i Remote Uygulaması tarafından sunulan veriler aracılığıyla kapılardan, camlardan veya cam tavandan herhangi birinin açık olup olmadığı gibi konular ve otomobilin mevcut durumu hakkında bilgilendiriyor. Bu araştırma uygulaması, kullanıcıların navigasyon hedeflerini otomobillerine yollamalarını ve otomobilin iç sıcaklığını ayarlayabilmelerini mümkün kılıyor ve Samsung’un ses tanıma sistemi S-Voice aracılığıyla sesli komutlar kullanılması seçeneğini sunuyor. Tüm bu özelliklerin desteğiyle akıllı kol saati, bilgileri hızlı, doğrudan ve gerçek zamanlı olarak sürücüye sunabiliyor.

 

2013 modellerde 10 bin TL indirim

2013 model otomobillerdeki indirimler "ikinci el"i bakın nasıl vurdu... Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve döviz kurlarındaki yükselişin ardından 2014 model araçlarını zamlı piyasaya süren otomobil firmalarının 2013 model yılına ait stoklarını eritmek için uyguladığı cazip indirim kampanyaları, "ikinci el otomobil" pazarını olumsuz etkiledi. Kullanılmış otomobil galericileri, müşterilerini sıfır araç satan bayilere kaptırmaktan yakınıyor. Bursa Oto Galericileri Sitesi (Oto-Koop) Başkanı Rasim Hazar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarının, 2013'te, bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 10 büyüdüğünü, buna karşı ikinci el pazarının sürekli gerilediğini söyledi. Yeni araç pazarındaki büyümeye rağmen 2013 model yılına ait stokların hala eritilemediğini vurgulayan Hazar, şöyle devam etti: "ÖTV zammı, döviz kurundaki yükseliş derken 2014 model araçların fiyatları ciddi şekilde arttı. Bu durumda tüketicilerin, fiyatları uzun süredir değişmeyen ikinci el araçlara yönelmesi beklenir ama hiç de beklediğimiz gibi olmadı. Otomobil bayileri, stoklarını eritmek için kar marjlarını minimuma indiriyor hatta zararına satış yapıyorlar. 'İkinci el otomobil' almayı düşünen müşteri, 2013 model sıfır aracı tercih ediyor. Çünkü arada fazla fark yok. Dev firmalarla fiyat rekabeti yapacak halimiz yok. Zararına satarsak dükkanı kapatmamız lazım."

Bayilerin 2013 model yılı araç satışlarının bir süre daha "ikinci el pazarı" için belirleyici olacağını anlatan Hazar, "Stoklardaki 2013 model araçlar tükenmeden bize rahat yok" değerlendirmesinde bulundu. Hazar, eskiden satın alınan bir otomobilin prim yaptığını ve tüketici için bir tür yatırım aracı olduğunu hatırlatarak hem ikinci el hem de sıfır araçlar için artık böyle bir durumun söz olmadığına dikkati çekti.

"10 BİN LİRAYA KADAR İNDİRİM UYGULAYAN BAYİLER VAR"

Bursa Oto-Koop'ta galericilik yapan Selahattin Algaz ise bayilerin 2013 model yılına ait araç stoklarını eritemediklerini, bu yüzden en cazip kampanyaları bu araçlar için devreye soktuklarını belirtti.

Algaz, "ikinci el otomobil" müşterisinin bu yüzden bayilere kaydığını dile getirerek, "2013 model otomobil için 10 bin liraya kadar indirim uygulayan bayiler var. Kar etmeseler de stoklarını bitirmek istiyorlar. Zaten asıl parayı otomobil satışından değil, servis hizmetinden kazanıyorlar. Bu yüzden uyguladıkları yüksek indirim oranları onları fazla etkilemiyor, olan bize oluyor" diye konuştu.


Tüm araçlarda kış lastiği olmalı

Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Güner, son günlerdeki otobüs kazalarına dikkati çekerek "Araçlardaki tüm lastiklerin kış lastiği olması gerekiyor" dedi. Tüm araçlarda kış lastiği olmalı Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Hitay Güner, ülke genelinde Kayseri, Edirne ve Sivas olmak üzere son bir hafta içinde 3 otobüs kazası yaşandığını ve bu kazalarda 30 kişinin hayatını kaybettiğini anımsattı. Muayenesiz araçların kesinlikle trafiğe çıkmaması gerektiğine dikkati çeken Güner, şunları kaydetti: "Bu konu toplu taşıma araçlarında çok daha fazla önem arz ediyor. Araçların bakımının tam yapılmış olması ve özellikle tüm lastiklerin kış lastiği olması gerekiyor. Maalesef Türkiye'de araçlar önden çekişliyse ön, arkadan çekişliyse arka lastiklere kış lastiği takılıyor. Sürücüler, 'aracım rahat kalksın, patinaj çekmesin' düşüncesiyle sadece ön veya arka lastiklere kış lastiği takıyor. Ama aracı nasıl durduracağını hiç düşünmüyor. Aracı durduran 4 tekerlektir. Kamyon ve otobüslerde teker sayıları artıyor. O nedenle araçların sadece ön veya arka değil tüm lastiklerin kış lastiği olması gerekiyor. Bu konudaki bilincin artırılması da önemli."

 Kazaların büyük çoğunluğu gece ve sabaha karşı oluyor

Türkiye'de trafik kazalarının büyük çoğunluğunun şoförlerin uzun süre araç kullanmasına bağlı olarak gece ve sabah saatlerinde meydana geldiğini belirten Güner, "Gece ve sabaha karşı şoförlerin en fazla yorgun olduğu ve dikkat seviyelerinin en aza indiği zaman dilimleridir. O nedenle şoförün dinlenmesi lazım. Bu bakımdan hem sürücülere hem de otobüs firması sahiplerine çok büyük görev düşüyor" ifadelerini kullandı.


Volvo Ocean Race’e katılıyor

Türkiye’nin girişimsel kardiyoloji alanındaki tek dünya markası Alvimedica, dünya çapındaki en prestijli spor etkinliklerinden biri olan Volvo Ocean Race’in (Volvo Okyanus Yarışı) ilk Türk katılımcısı oldu. Volvo Ocean Race sponsorluğu kapsamında kendi adını taşıyan yelken takımıyla yarışacak olan Alvimedica, okyanusların rallisi olarak da bilinen bu yarışta yer alarak hem markasını geniş kitlelere tanıtmayı, hem de Türkiye’de yelken alanında farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Alvimedica, dünyanın en prestijli, en heyecan verici ve en çok izlenen spor etkinliklerinden Volvo Ocean Race’teki sponsorluğunu 30 Ocak tarihinde İstanbul’da düzenlenen toplantıyla duyurdu. Toplantıya Alvimedica CEO’su Dr. Cem Bozkurt ve Volvo Ocean Race CEO’su Knut Frostad’ın yanı sıra, Alvimedica Takımı’ndan Mark Towill ve Charlie Enright ile Takım Yöneticisi Bill Erkelens de katıldı. Volvo Ocean Race’te yer alan ilk Türk markası olmaktan büyük mutluluk ve gurur duyduklarını dile getiren Alvimedica CEO’su Dr. Cem Bozkurt, “Alvimedica olarak bundan 2 yıl önce yelkeni kendimize hedef spor olarak seçtik. Şirket çalışanlarımızla kurduğumuz yelken takımımız destek sınıfında başladığı yarışlarda gözle görülür başarılar elde etti. Şimdi amacımız gönül verdiğimiz bu spor dalının en yüksek liginde profesyonellerle yarışmak ve 1,5 milyar kişinin takip ettiği bu zorlu yarış ile Alvimedica’yı dünya çapında daha geniş kitlelere tanıtmak. Yarış teknemizde Türk bayrağını dalgalandırmaktan ayrıca gurur duyacağız” dedi. Alvimedica’nın girişimsel kardiyoloji alanında dünya çapında elde ettiği başarıyı yelken alanına da taşımak istediklerini belirten Bozkurt “Geçtiğimiz yılın sonunda İtalya’da bir satın alma gerçekleştirerek alanımızda Avrupa’nın en büyüğü olduk. Yakın zamanda Singapur ofisimizi açtık, bir sonraki hedefimiz ise Kuzey Amerika pazarına girmek. Volvo Ocean Race hem iş hedeflerimizdeki tutkumuz, hem de şirket karakterimiz ile örtüşen bir platform. Alvimedica, Volvo Ocean Race gibi alanında en yüksek teknolojileri kullanan bir şirket. Genç ve çevik bir şirket olarak hedeflerimizi hep en yüksekte tutuyor, zorluklardan yılmıyor vebunu güçlü bir takım oyunu ile başarıyoruz. Tam da Volvo Ocean Race’in ruhunda olduğu gibi! ” dedi. Bozkurt, Team Alvimedica’nın Volvo Ocean Race tarihinde yarışacak en genç takım olacağına dikkat çekerek “Türkiye’de gençlerimizin Team Alvimedica’yı örnek almasını arzu ediyoruz. Ülkemizde ne yazık ki yelken sporu ile ilgilenen gençler ya okulu bırakıyor, ya da okumak için bu spordan vazgeçiyor. Oysa yelken, yaşamın içerisinde yer alan bir spor. Umarım Türkiye’den bir yarışçıyı da gelecek sezonlarda Volvo Ocean Race’de mücadele ederken göreceğiz” dedi. Team Alvimedica’nın, Volvo Ocean Race yönetimine katıldığı 2008 yılından bu yana hayalini kurduğu takım olduğunu söyleyen Volvo Ocean Race CEO’su Knut Frostad “Team Alvimedica gördüğüm en heyecan verici takımlardan biri. Genç bir şirket olan Alvimedica, genç yarışçıları destekleyerek bu projeye giriyor” dedi. Volvo Ocean Race’in fiziksel olarak dünyadaki en zorlu ve dolayısıyla kalbi de zorlayan bir yarış olduğunu sözlerine ekleyen Frostad “Kalp sağlığına yönelik cihazlar sunan Alvimedica’nın Volvo Ocean Race’de yer almasının sağlık alanında da ilgi çekeceğini söyleyebilirim” dedi.  Üç yılda bir düzenlenen Volvo Ocean Race, Formula 1 ve Dünya Kupası’ndan sonra en çok takip edilen spor etkinliklerinden biri olarak biliniyor. Yelken tutkunlarının yanı sıra sporseverlerin de nefeslerini tutarak takip ettiği yarış, bu yıl 4 Ekim tarihinde başlayıp 27 Haziran 2015’te sona erecek. İspanya’nın Alicante limanında görkemli bir törenle başlayarak İsveç’in Göteborg limanında sona erecek olan yarış süresince takımlar, 40.000 deniz mili boyunca 20 metre büyüklüğündeki dalgalar,  eksi 40 derecelere varan soğuk hava, buzullar, kuvvetli yağış ve rüzgarın yanı sıra, aşırı sıcak gibi zor şartlar altında mücadele verecek. Takımlar, 9 ay süresince dört okyanusu ve beş kıtayı geçerek 10 farklı limanı ziyaret edecek. Volvo Ocean Race yarışçılarının uğrayacağı limanlar arasında İspanya (Alicante), Güney Afrika (Cape Town), Birleşik Arap Emirlikleri (Abu Dabi), Çin (Sanya), Yeni Zelanda (Auckland), Brezilya (Itajai), Amerika (Newport), Portekiz (Lizbon), Fransa (Lorient) ve İsveç (Göteborg) bulunuyor. Volvo Ocean Race bu yıl ilk kez Hollanda’nın Lahey şehrinde de pit-stop yapacak.

Team Alvimedica’da genç yelkenciler yarışacak Volvo Ocean Race’in en genç takımı olan Team Alvimedica’nın ilk 2 yarışçısı Mark Towill (25) ve Charlie Enright (29) oldu. Takımın yöneticiliğine ise daha önce America’s Cup’ta yarışan Oracle Takımı’nın CEO’su Bill Erkelens getirildi. Yeni tekne Volvo Ocean 65 yarıştaki rekabeti üst düzeye çekecek Bu yıl kırkıncı yılını kutlayan Volvo Ocean Race, 2014-15 yarışına yeni bir soluk getiriyor. Yarışmacıların 9 ay süresince en zor şartlarda test edildiği adeta bir sınav niteliğindeki yarışta, bu seneden itibaren tüm takımlar aynı özelliklere sahip tek tip yelkenlilerle yarışacak. Volvo Ocean 65 adı verilen teknelerin tasarımı ABD’deki Farr Yacht Design’da tamamlandı.  Volvo Ocean 65’lerin gövde ve daggerboard’ları İtalya’daki Persico, güverte ve bileşenleri Fransa’daki Multiplast, içyapısı ise İsviçre’deki Decision’da üretildi. Bu parçalar İngiltere’deki Green Marine’de bir araya getirildi. Volvo Ocean 65’in üretim aşamasında 120’den fazla kişi, toplam 36 bin saat çalıştı.

Volvo Ocean 65’in teknik özellikleri:
Tam boy: 20,37 metre
En: 5,60 metre
Ağırlık: 11,639 kilogram
Direk yüksekliği: 30,30 metre
Yelken alanı: 716 metrekare
Volvo Ocean 65’lerin özel tasarımı sayesinde tekneden daha fazla görüntü alınabilecek ve internet üzerinden yarış daha rahat takip edilebilecek.

Volvo Ocean Race Hakkında:
Bu yıl on ikincisi düzenlenecek olan Volvo Ocean Race, 1973 yılında “Whitbread Round the World Race” adıyla başladı. Ekim 2011’de İspanya Alicante’de start alan ve Temmuz 2012’de sona eren bir önceki Volvo Ocean Race’i Fransız yelkenci Franck Cammas kaptanlığındaki Groupama takımı kazanmıştı.
Bu seneki yarış, 4 Ekim 2014 günü İspanya’nın Alicante kentindeki ilk liman yarışı ile başlayacak ve 27 Haziran 2015’te İsveç’te, Volvo’nun doğum yeri, Gothenburg’daki son liman yarışı ile sona erecek. 38.739 deniz mili uzunluğundaki rota ayrıca Cape Town (Güney Afrika), Abu Dabi (BAE), Sanya (Çin), Auckland (Yeni Zelanda), Itajaí (Brezilya), Newport, Rhode Island (ABD), Lizbon (Portekiz) ve Lorient (Fransa) duraklarını da kapsayacak. Önümüzdeki iki yarış sezonunda takımlar, yeni ve yüksek performanslı Volvo Ocean 65 adlı tekne ile yarışacak. ABD’de Farr Yacht Design tarafından tasarlanan Volvo Ocean 65,  Birleşik Krallık, Fransa, İtalya ve İsviçre’de bulunan tersanelerin konsorsiyumu tarafından üretildi.
Yeni, 65 fit (19,8 metre) uzunluğundaki tek gövdeli yarış tekneleri, önümüzdeki iki Volvo Ocean Race için tek tasarım olarak üretilecek ve “yelkene hazır” halde takımlara teslim edilecek. Ayrıca teknelerde, 2008-09 sezonunda bu yana yürürlükte olan daimi muhabir programını daha da güçlendirecek video, uydu ve içerik hazırlama olanakları da yer alacak.

Alvimedica Hakkında:
2007 yılında kurulan Alvimedica, girisimsel kardiyoloji alaninda uzman hekim ve cerrahlara yeni nesil, minimal-invaziv sağlık teknolojileri sunmaya kendini adayan genç ve dinamik bir şirkettir.
 
Alvimedica, tasarım ve ürün geliştirmede en ileri teknolojiyi kullanarak birinci sınıf, kaliteli ürünler ve hizmetler sunar. İstanbul Çatalca’daki Trakya Serbest Bölgesi’nde yer alan 5.500 metrekarelik tesislerinde dünya standartlarında Ar-Ge’si ve Avrupa’nın en büyük sınıf 10.000 temiz oda ortamı ile Alvimedica, tümü CE belgesine sahip koroner stent, balon kateter ve tanı veya kılavuz kateterleri üreterek günümüzde dünyanın 40’tan fazla ülkesinde doğrudan veya temsilcilikler aracılığıyla faaliyet göstermektedir.
 
Alvimedica’nın yenilikçi ürünler yoluyla cerrahi prosedürleri geliştirmeye yönelik kararlılığı, hastaların yaşam kalitesini arttirmaya yonelik edindigi misyon ve klinik sonuçların iyileştirilmesi için harcadığı çabadan ileri gelmektedir.  Catalca’da,Hollanda’nın Assen kentinde ve Italya’nin Saluggia kentinde AR-GE merkezleri bulunan kuruluşun güncel projeleri arasında renal ve kranial endovasküler stentler yer almaktadır.  Şirket aynı zamanda vücut tarafından tamamen emilen biyoemilebilir stentler üzerinde de çalışmaktadır.


Yeni Peugeot 308 geliyor

Yeni Peugeot 308, şubat ayından itibaren Türkiye'de yollara çıkacak. Peugeot'dan yapılan açıklamaya göre, şubattan itibaren tüketiciyle buluşması beklenen Peugeot 308, 49 bin 400 liradan başlayan fiyatlarla satışa sunulacak. Verilen bilgilere göre, 4,25 metre uzunluğu ile segmentinin en kompakt hatchback'i olan söz konusu modelin yüksekliği 1,46 metre, genişliği ise 1,80 metreye ulaşıyor. Yeni Peugeot 308, 140 kg ağırlık azalması ile segmentinin en hafif otomobili oldu. Dünyada bir ilk olmak üzere, arka bagaj kapısı termoplastik adı verilen kompozit bir malzemeden imal edildi. Hem hafif ve hem de rijit olan bu malzeme, arka bagaj kapısının ağırlığının 3 kg azaltılmasını sağladı. 2014 yılında başta 3 silindirli benzinli turbo (1.2 e-THP) olmak üzere, segmentte rekor oluşturan emisyon ve tüketim değerleriyle (82 gram/km karbondioksit, 3,1 l/100 km) BlueHDi versiyonları ve yeni kuşak 6 ileri vites kutuları olmak üzere Yeni Peugeot 308'de yepyeni teknolojiler de sunulacak.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Peugeot Tasarım Direktörü Gilles Vidal, Yeni Peugeot 308'in sağlamlık ve kaliteyi ön plana çıkaran yalın ve teknolojik bir dış tasarıma sahip olduğunu belirtti. Yeni Peugeot 308 Ürün Şefi Vincent Devos ise "Otomobile bindiğinizde, hatchback dünyasında tamamen yeni, yoğun, yenilikçi ve heyecan veren bir kokpit ve yalın tasarımlı bir iç mekan ile tanışacaksınız. Peugeot i-Cockpit ile modern bir dünya keşfediyorsunuz" ifadelerini kullandı.

Peugeot Ürün Direktörü Xavier Peugeot da müşterilerin beğendiği 3008, 208, 2008'den sonra, Peugeot sürüş mahallerinin gerçek bir yenilikçi kimlik imzası haline geldiğini, yeni 308'in Peugeot i-Cockpit'in bunun bir kanıtı olduğunu dile getirdi. Yeni Peugeot 308 Proje Direktörü Laurent Declerck de "Uzun yolda, yeni modüler platform EMP2 ile sürüş keyfi daha da artıyor. Büyük oranda hafifleme sağlayan bu platform Yeni Peugeot 308'in dinamizm ve kullanışlılığına katkıda bulunuyor" ifadelerini kullandı. Bu arada Yeni Peugeot 308 Sochaux Fabrikası'nda üretilecek. Fransa'daki Trémery ve Douvrin Fabrikaları da motor-şanzıman gruplarını temin edecekler. Yeni Peugeot 308 Frankfurt Otomobil Fuarı'nda 10 Eylül 2013 tarihinde dünya prömiyerinde tanıtıldı ve satışı 12 Eylül 2013 günü Fransa'da başladı. Türkiye'de 2014 yılının başında pazara sunulması planlanan Yeni Peugeot 308, uluslararası pazarlara satışa yönelik olarak ileri vadede Çin'de de üretilecek.

Son Güncelleme ( Salı, 11 Şubat 2014 17:17 )  
OTO RADYATÖR TEMİZLEME: Home
Firma Rehberi